Günümüzde hemen hemen herkesin bir Facebook ya da Twitter hesabı bulunuyor. Gün geçtikçe birçok yeni sosyal ağ piyasaya çıkmakta. Açıkçası ben bu sosyal ağların gereğinden fazla ve yersiz kullanıldığını düşünmekteyim.
Örnek verecek olursak; Instagram. Ben bu uygulamayı sadece bir resim uygulaması sanıyordum. Ama kimin profiline baksam yediği, içtiği yemekleri paylaştığını görüyorum. Genelleme yaptığıma bakmayın, tabii ki bu ağları normal ve yerinde kullananlar da var.
Ben de geçen gün kendi Instagram hesabımda gezerken bahsettiğim gibi bir resim paylaşmışım. Buna karşı biriyim ama herkesin bu şekilde kullanması beni de yozlaştırmış. Resmi paylaştıktan bir-iki hafta sonra ne kadar saçma bir şey yaptığımı fark ettim. O resmi de hala kaldırmadım; göreyim de utancım devam etsin diye. Bu tür sosyal ağlar bence bunlar için kullanılmamalı.
Bugün baktığımızda baş belası Twitter (bak yine dayanamadım) yüzünden birçok kişinin başı yanmış durumda. Bunlar kim derseniz, başta Fazıl Say'ı örnek verebilirim. Bildiğiniz gibi attığı tweet'ler yüzünden zor dönemler geçirdi kendisi.Gazeteci Tayfun Talipoğlu'na yazdıkları hakkında soruşturma açılmış. Ayrıca gündemi bir süre meşgul eden sporcu tweet'lerini de es geçmemek gerekiyor tabi.
Peki, sadece ünlüler mi? Değil tabii ki. 4 Haziran günü İzmir'de Gezi Parkı için tweet atan 29 kişi de gözaltına alınmıştı. Ben kesinlikle bu insanların yanlış, doğru tweetler attığını sorgulamıyorum. Bu konuda yanlış anlaşılmak istemem. (Eylemcilere ya da haksız olanı eleştirenlere ana-avrat küfür edenler hariç tabii!) Sadece insan görüşlerinin umursanmadığı, dikkate alınmadığı bir ülkede, bu tür platformları kullanırken biraz daha "dikkatli" yorumlar yazılması gerektiğini düşünüyorum. Ya siz?
Bunların yanı sıra birbiriyle kavga eden sözde sanatçılar mı dersiniz, ona buna laf çarpan fenomenler mi dersiniz... Hepsinden sosyal ağlarda bolca bulunuyor. Daha 2 gün önce 100 bin civarı takipçiye sahip, sanal popülaritenin kurbanı olmuş biri, 18 yaşından küçük biriyle ilişkiye girmiş ve bunu fotoğraflarla belgelemişti. Bu tür insanları görünce –insan dediğim için özür dilerim- sosyal ağlardan gerçekten tiksiniyorum. Ama günümüzün koşulları doğrultusunda bu tür hesapları kullanmamak irade istiyor, ne yalan söyleyeyim.
Yani benim diyeceğim şudur ki; sosyal ağları haddinden fazla kullanmamak gerekiyor. Çünkü yukarıda da bahsettiğim gibi ileride baş ağrısı yaratabiliyor.

TÜİK İzmir Bölge Müdürlüğü'nün yaptığı araştırmada, Türkiye'de 2 milyon 643 bin 712 kişinin okuma yazma bilmediği saptandı.




Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) İzmir Bölge Müdürlüğü'nün 'Türkiye-İzmir Eğitim Göstergeleri'ne göre 15 + Yaş Eğitim Durumuna Göre Nüfusun Dağılımı istatistik çalışması tamamlandı. Çarpıcı sonuçların ortaya çıktığı araştırmada, Türkiye'de 2 milyon 643 bin 712 kişinin okuma yazma bilmediği saptandı.
NÜFUSUN YÜZDE 26.9'U İLKOKUL MEZUNU
Yapılan çalışmada, nüfusun yüzde 26,9'unun yani 14 milyon 994 bin 232 kişinin ilkokul mezunu, yine nüfusun yüzde 21,46'sının, 11 milyon 959 bin 942 kişinin de ilköğretimi bitirdiği belirlendi.
Liseyi bitirenlerin oranı yüzde 21. 68 ile 12 milyon 85 bin 335 kişi, yüksekokul veya fakülte bitirenlerin oranı yüzde 12,03 ile 6 milyon 706 bin 780, yüksek lisans mezunlarının ise yüzde 0,96 ile 532 bin 757 kişiye tekabül ettiği saptandı.
2 MİLYON 643 BİN 712 KİŞİ OKUMA YAZMA BİLMİYOR
Nüfusun yüzde 0.28'inin yani 154 bin 180 kişinin doktora yaptığı ülkemizde, okuma yazma bilmeyenlerin oranı da yüzde 4.74 ile 2 milyon 643 bin 712 kişi olarak tespit edildi. Aynı şekilde okuma yazma bilen fakat herhangi bir okul bitirmeyenlerin sayısı da yüzde 6.87 ile 3 milyon 829 bin 953 kişi olarak kayıtlara geçti.



İstatistik verilerinden ilginç çalışmaların bazıları şöyle:
-6 ve daha üzeri yaştaki nüfus için okur yazarlık oranı yüzde 6,04 iken bu oran İzmir'de yüzde 98,09'dur.
-6 ve üzeri yaştaki nüfus için okuma yazma bilmeyen oranının en düşük olduğu il yüzde 1,39 ile Antalya olmuştur. Tekirdağ yüzde 1,86 İzmir yüzde 1.91 ile okur yazarlıkta 81 il içinde 3. sıradadır.
-6 ve üzeri yaştaki nüfus için okuma yazma bilmeyen oranının en yüksek olduğu il yüzde 10,47 ile Mardin'dir.
-2013 yılında İzmir'de 6 ve üzeri yaştaki okuma yazma bilmeyen kişi sayısı yüzde 7,77 azalarak 70 114 olmuştur.
-2013 yılında İzmir'de 6+ yaş nüfus için okuma yazma bilmeyen oranı erkeklerde yüzde 0,70 iken kadınlarda bu oran yüzde 3,11'dir. Başka bir deyişle kadınlarda 6 ve üzeri yaştaki nüfusun yüzde 3,11'i okuma yazma bilmemektedir.
-2013 yılında İzmir'de 6-13 yaş grubu nüfusta okuma yazma bilmeyenlerin oranı yüzde 0,10; 65 ve üzeri yaş grubu nüfusta okuma yazma bilmeyenlerin oranı yüzde 10,59'dur.
-6 ve üzeri yaştaki nüfus için okuma yazma bilmeyen oranının en düşük olduğu ilçe yüzde 0,62 ile Çeşme'dir. Bir başka deyişle Çeşme'de 6 ve üzeri yaş nüfusta okuma yazma bilmeyen oranı yüzde 0,62'dir.
-6 ve üzeri yaştaki nüfus için okuma yazma bilmeyen oranının en yüksek olduğu ilçe yüzde 4,18 ile Kiraz'dır.
-2013 yılında15 ve üzeri yaş nüfusta ilkokul mezun oranı en yüksek il yüzde 37,86 ile Manisa'dır.
-Manisa'yı yüzde 36.75 ile Çanakkale, Burdur yüzde 36,43 ve Izmir 28.30 ile takip ediyor.
-2013 yılında 15 ve üzeri yaş nüfusta ilköğretim mezun oranı en yüksek il yüzde 30,69 ile Şırnak'tır.
-2013 yılında 15 ve üzeri yaş nüfusta İzmir'de ortaokul veya dengi okul mezunu oranı yüzde 5,84'tür.
-2013 yılında 15 ve üzeri yaş nüfusta İzmir'de lise veya dengi okul mezunu oranı yüzde 23,56'dır.
-2013 yılında İzmir'de 15 ve üzeri yaş nüfusta yüksekokul veya fakülte mezunu oranı yüzde 14,68'dir.
Murat Karayılan
Murat Karayılan

KCK'nın önemli isimlerinden yürütme konseyi üyesi Murat Karayılan, "Bizim talebimiz, Önderliğin belirttiği şartların yerine getirilmesi ve 8 ilke temelinde tartışmalar yürütülerek bu çerçevede halkımızın özerkliğinin devlet tarafından kabul edilmesidir." dedi.
"AK PARTİ OYLARI YAKTI" İDDİASI

Örgüte yakın internet sitelerine açıklama yapan Karayılan, yerel seçim sonuçları değerlendirerek özerklik vurgusu yaptı. Karayılan, "Yerel seçimlerde Ak Parti, sonuç alamama korkusundan ötürü bir sürü hileye başvurdu. Birçok yerde oy yaktılar. Birçok yerde sahte belge kullandılar. Başaramama kuşkusundan dolayı her yönteme başvurdular. Bundan dolayıCeylanpınarBirecik ve Ağrı’da hile yaptılar. Ağrı’da hala bu hile yöntemleriyle sonuç almaya çalışıyorlar. Özellikle Urfa üzerinde duruluyor. Bu durum, Türk devletinin Rojava’ya karşı savaşta Urfa’yı geri cephe olarak kullanmak istediğini gösteriyor. Bunun için Ceylanpınar üzerinde çok duruyorlar ve bir sürü hileye başvuruyorlar." açıklamasını yaptı.
"ÖNDERLİĞİN BELİRTTİĞİ ŞARTLAR YERİNE GETİRİLSİN"

“Önderliğimiz diyalog ve müzakere yöntemiyle 8 ilke temelinde Demokratik Özerkliği Türkiye’ye kabul ettirmek istiyor" diyen Karayılan, şöyle devam etti; "Bizim talebimiz, Önderliğin belirttiği şartların yerine getirilmesi ve 8 ilke temelinde tartışmalar yürütülerek bu çerçevede halkımızın özerkliğinin devlet tarafından kabul edilmesidir. Türkiye’nin gerçekten birliğini koruyabilmesi, huzurlu olabilmesi, özgürlük, demokrasi ve eşitliğin gelişmesi için Kürt halkının özerkliği kabul edilmeli ve Önder Apo dahil tüm siyasi tutsaklar özgür kalmalıdır. Müzakerelerin yasal bir çerçevede başlaması gerekiyor. Eğer böyle olmazsa halkımız iradesine sahip çıkacaktır. Artık Kürt halkı özerk olmalıdır.”
Haber Videosu

Hacker elinde hedefine ait az yada hiç olmayan bilgilerle işe başlar; öyleki küçük analaziler sonunda yol haritasını belirleyeceği yeterli bilgiye ulaşır. Bu ancak dikkatli bir analiz ve sistemli bir araştırma sonucu elde edilebilir.

Hackerların genellikle kullandığı yöntemler 7 adımdan oluşur:

1. Hedifin ayak izlerini analiz et
2. Bilgileri sırala
3. Kullanıcı bilgilerine ulaş
4. Ayrıcalıklarını arttır
5. Ekstra şifre ve gizli bilgileri kopar
6. Arka kapıyı kur
7. İçeri gir sistemi devir

Hacker önce hedef alacağı alan adlarını saptar. Daha sonra, bunların ayak izlerini takip ederi. Bu takip heefi hakkında edinebilecek en fazla bilgiye ulaşmak içindir. Bu takibi, hedefine ait bilgilerin herkese açık kaynaklardan yapar.


Ayak izi analizinin sonunda hacker şu bilgilere ulaşaır:
- Hedefin büyüklüğü
- Potansiyel giriş noktları
- Güvenlik mekanizmasının olup olmadığı varsa bunun ne olduğu


Ayak izi analizi sırasında hacker, saldırı sırasında işine yarayacak bilgiler elde etmeye çalışır. Bu bilgiler:

• Şirket adları
• Alan adları
• Şubeleri
• IP adresleri
• Telefon numaraları


Ayak izi analizi sonrasında hacker elde ettiği bilgiler ve bu bilgiler doğrultusunda çizdiği yol haritası sonucunda hedefin ağ bilgilerine ulaşmış olur. Ardından bu bilgeler ile hedef sistem hakkında edinebildiği kadar fazla dataya ulaşmaya çalışır.

Hacker, hedefin ne tür bir ağ, FTP veya mail server kullandığını, TCP ve UDP portlarına bağlanarak yada bu bu portları dinleyerek ve bu portlara rasgele veriler gönderek belirler. Birçok servis, genel olarak kendilerine gelen bu rastgele verilere yanıt verir bu yanıtlar da hackerlar için aradıklarını bulma noktasında son derece faydalıdır.


Hacker bu bilgileri oluşturduğu, hassasiyet veri tabanına yollar.


Bu veritabanında saklanan hassas bilgiler, eğer hacker hedifin sunucusu ile temas kurabilmişse, şunlardır:

• Kullanıcı adları

• Son giriş yaptığı tarih
• Şifre değişim günler
• Tanımlandığı kullanıcı grupları
Hacker sorgulama sonucu ulaştığı bu bilgileri, sisteme, kayıtlı kullanıcı girişi için yapacağı şiddetli saldırıda kullanacak. Örneğin hackerın karşılaştığı TEST yada BACKUP gibi kullanıcı adları genel olarak şifreleri kolay tahimin edilebilir türden kullanıcı adlarıdır. Bu da hackerın işini oldukça kolaylaştırır. Hele bu kullanıcılar Lokal Admin ise...Hedefi hakkında yeterli bilgileri elde eden hacker, artık sisteme o şirkette çalışan herhangi birinini kullanıcı adına ulaşmış olur. Bu şu manaya gelmektedir: Hackerın tek bir ihtiayacı kalmışıtır. O da kullanıcıların şifreleri.Şifreleri elde etmenin iki yolu vardır: Sosyal mühendislik (şifreleri tahimn etme) yada sistem saldırıları ve veri tabanlarına ulaşma.Hacker bir şifre buluduktan ve şifresini ele geçirdiği kulanıcıcın sistem üzerindeki yetkilerini öğrendikten sonra, bu kullanıcıcn sistem üzerindeki izinlerini arttırmaya çalışır (admin değil ise)Eğer hacker kullanıcının izinlerini ssitem yöneticisi (admin) şeklinde arttırabilmişse işte o andan itibaren herşey kontrolu altında demektir...
Dot.tk Domain Almak
Dot.tk

Site:İsim WEB - Ana Sayfa
İndirim Kodu : 61
1.Resim.
wvDJ8A.png
2.Resim.
x97DqZ.png
3.Resim.
xAby6B.png
4.Resim.
eyDzLn.png
5.Resim.
epDGBo.png
Buda Fatura Bilgilerimiz.
x8rND1.png
PR Nedir ?
Aslında türkçe karşılığı bulunamayan yabancı bir kelimedir ve sitenizin google tarafından 1-10 arası verdiği bir puanlama sistemidir.Yararı ise ne kadar yüksek ise PR'niz google arama motoru sitenizi o kadar gezer ve yarar sağlar

PR Ne İşe Yarar?
Sitenizin daha çok indexlenmesi,reklam firmaları tarafından başvurularınıza öncelik ve onay alması yüzdesi artma gibi daha birçok işe yarar.

PR Değerini Yükseltmek İçin Neler Yapabiliriz?

Pr Link olayı algoritması üzerine Kurulmuştur Ve bazı maddeler vardır bunlar ;
1-Sitenizin İç yapısında Güvendiğiniz sitelere Dofollow bağlantısı vermeniz güvenmediğiniz siteler ise nofollow bağlantısı vermeniz son derece önemlidir.
2-Link verirken-alırken ne anlama geldiğini ve hangi sitelerden link almanız vermeniz gerektiğini bilmeniz gerekir mesela siz Pr değeriniz 3 karşı siteye Dofollow link verdiğinizde google tarafından kaliteli bir site anlamına gelecektir buda daha çok robot gezisi demektir.
3-Sitenizi tanıtın bedava uygulamalar dağıtın ve günlük belirli bir hite ulaşın birde sitenize özgün ve güncel makaleler yayınlayın.
4-Sitenize pr değeri yüksek sitelerden backlink alın fakat 1 ayda binlerce siteden almayın bu durumda google sizi spam olarak algılayabilir var olan pr değerinizde gider.
5-Sitenize seo çalışmaları yapınız ama 1 ay süre yapmayınız seo uzun süreli çalışmalarda işe yarar yani sürekli olarak seo çalışması uygulayınız sitenize.
Şifreler
Şifreler
Herkesin Sürekli söylediği fakat ısrarla yapılan hatalara el atmaya karar verdim.Makale konusunda zayıf olduğum için lütfen anlayışla karşılayın.Pratik bilgileri kısa bir şekilde vermeye karar verdim.

Öncelikle şifrelerinizi nerede kullanırsanız kullanın seçtiğiniz şifreleri hafife almayın.Özellikle;

  • Wifi Şifreniz
  • Sosyal ağ hesaplarınız
  • İnternetteki Üyeliklerinizin şifreleri
  • Bilgisayarınızın şifresi
  • ve daha diğer tüm şifreler

Öncelikle ben basit bir hacker olarak kendi açımdan basit olan şifre türlerini söyleyeyim.

Web sitenizin kullanıcı adı ve şifrelerini asla aşağıdakilerden biri gibi yapmayın!

-admin
-root
-demo
-user
-login
-administrator
-admin123
...

Ayrıca gelelim diğer şifrelere.

Wifi şifrelerinizi fabrika çıkışındaki gibi bırakmayın.Benim için wifi şifresi kırmak diğer şifrelerden çok daha değerlidir.Şifrenizi değiştirin.Nasıl değiştireceğinizi daha sonra anlatacağım.

Hangi siteye üye olursanız olun asla hafife almayın.Basit de olsa bir açık bırakabilirsiniz.
Bilgisayarınıza şifre koymanız PC nize sızmak isteyenlere güzel bir ayak bağı olabilir.Sağlam bir şifre koyun.Mümkünse ipucu falan kullanmayın.

Her site için farklı şifre kullanmak aslında iyidir.Ama unutacak olursanız bir tane olsun tam olsun derim..Örneğin İsim01**)• gibi bir şifre gerçekten zordur.

Büyük, küçük harf kullanın.Ama yetmez.Sayı ve özel karakterler de kullanın.Hele ki • gibi bir karakter kolay kolay kırılmaz.Ancak bazı siteler kabul etmeyebilir ya da telefondan girerken zorlanabilirsiniz :D

Bir de şunu aklınıza sokun.TC kimlik numaranızdan yada telefon numaranızdan şifre olmaz.Bu tarz şifreleri kardeşim kırıyor gerçekten

Hele ki sanane,günaydın gibi klasik kelimeler seçmeyin.Uçak diyin saksı diyin.Akla gelmeyecek şeyler olsun.

Son olarak en önemlisi belli bir uzunlukta olsun.Yani hiç değilse 10 karakterden daha uzun şifreler seçin.

Yalnız uyarımı yapayım.Kırılmayan şifre yada sistem yoktur.Çok güvenli şifre yada sistem vardır.Ben sanal ortamı bir zeka oyunu olarak görüyorum.Siz şifre seçerken ne kadar zeki davranırsanız sizin şifrenizi kıracak adam sayısı da o kadar düşer.